Home / Genel / akıntı ile gitmek

akıntı ile gitmek

akıntı ile gitmek ne demek? akıntı ile gitmek anlamı nedir? akıntı ile gitmek gibi soruların yanıtı ve akıntı ile gitmek ile ilgili türetilmiş kelimeler ve örnek kullanımları yer alır. Ayrıca ingilizce almanca gibi diller içindeki kullanımı örnekleri ile açıklanmıştır. akıntı ile gitmek ile ilgili yorumları inceleyebilir veya yorumlarınızı belirtebilirsiniz. akıntı ile gitmek kök yapıları, kelime kökeni, çeviriler ve daha fazla tanım.

akıntı ile gitmek

  1. (en) Tide

Türetilmiş Kelimeler (bis)

akı, akı ak karası kara, akı ile çıkmak, akı karası geçitte belli olur, akı yoğunluğu, acı sakız, adamakıllı, ağaç sakızı, ahmakıslatan, akaryakıt

akıntı

  1. Akma işi.
  2. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan
    Örnek: Bataklıklardan kurtulduktan sonra, akıntıyı takip ederek bir köye giriyordum. Ö. Seyfettin
  3. Eğiklik, eğim, meyil.
  4. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.
  5. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum.
  6. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması
    Örnek: Ertesi sabah, sol kulağımda ağrı ile beraber akıntı başladı. R. N. Güntekin
  7. Bk. akıntı
  8. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesiyle oluşan durum.
  9. Bir sıvı cismin mütemadiyen hareketi, akış.
  10. (en) Flow.
  11. (en) Current.
  12. (en) Flux.
  13. (en) Stream.
  14. (en) Afflux.
  15. (en) Chute.
  16. (en) Circulation.
  17. (en) Drift.
  18. (en) Effluence.
  19. (en) Effluent.
  20. (en) İssue.
  21. (en) Race.
  22. (en) Leak.
  23. (en) Leakage.
  24. (en) Tide.
  25. (en) Weathering.
  26. (en) Efflux.
  27. (en) Running.
  28. (en) Seepage.

ile

  1. Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, sebep veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz
    Örnek: Çabuk bir süvari ile bana haber gönderiniz. Ö. Seyfettin
  2. Bazı soyut isimlere getirildiğinde durum bildiren zarflar oluşturan bir söz.
  3. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.
  4. (en) With.
  5. (en) Together with.
  6. (en) Withal.
  7. (en) Plus.
  8. (en) By means of.
  9. (en) Hereby.
  10. (en) Upon.

gitmek

  1. Bir yere doğru yönelmek
    Örnek: Yol yaptırmaktan maksat, insanların gitmek istedikleri yere, güvenle, rahatça gidip gelmelerini sağlamaktır. N. Cumalı
  2. Bir yerden veya bir işten ayrılmak.
  3. Çıkmak, ulaşmak.
  4. Belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak.
  5. Sürmek, devam etmek
    Örnek: Ama böyle giderse, Allah hemen sonunu hayırlara tebdil etsin. M. Ş. Esendal
  6. Yakışmak, yaraşmak.
  7. Tüketilmek, harcanmak
  8. Götürülmek, gönderilmek.
  9. (en) Roll.
  10. (en) Apply.
  11. (en) Run.
  12. (en) Fare.
  13. (en) Turn to.
  14. (en) Take one’s way.
  15. (en) Go away.
  16. (en) Depart.
  17. (en) Head for.
  18. (en) Betake oneself to.
  19. (en) Bugger off.
  20. (en) Give.
  21. (en) Go together.
  22. (en) Head.
  23. (en) Hop it.
  24. (en) Hop off.
  25. (en) Repair.
  26. (en) Resort.
  27. (en) Steer for.
  28. (en) Step.
  29. (en) Strike out.
  30. (en) Take to.
  31. (en) Wend one’s way.
  32. (en) Work in with.
  33. (en) Become.
  34. (en) Blend.
  35. (en) Flit.
  36. (en) Gravitate.
  37. (en) Move.
  38. (en) Nose.
  39. (en) Retire.
  40. (en) Retreat.
  41. (en) Ride.
  42. (en) Sail.
  43. (en) Sneak.
  44. (en) Steam.
  45. (en) Travel.
  46. (en) Trot.
  47. (en) To go.
  48. (en) To leave.
  49. (en) To depart.
  50. (en) To make a move.
  51. (en) To leave for.
  52. (en) To attend.
  53. (en) To get on with sth.
  54. (en) To go off.
  55. (en) To move off.
  56. (en) To travel.
  57. (en) To make.
  58. (en) To go with.
  59. (en) To suit.
  60. (en) To become.
  61. (en) To fit.
  62. (en) To be suitable.
  63. (en) To be enough.
  64. (en) To suffic.
  65. (en) To go away.
  66. (en) Be lost.
  67. (en) To lead.
  68. (en) To last.
  69. (en) To be enough for.
  70. (en) To disappear.
  71. (en) To have recourse to.
  72. (en) Betake.
  73. (en) Buzz.
  74. (en) Drive off.
  75. (en) To do a fade.
  76. (en) Flock.
  77. (en) Gang.
  78. (en) Get off.
  79. (en) Go about.
  80. (en) Hit the road.
  81. (en) To take one’s hooks.
  82. (en) Make.
  83. (en) Make tracks.

tide  

  1. Gelgit
  2. Met ve cezir, meddücezir
  3. Akıntı
  4. Zaman, vakit
  5. Mevsim, saat
  6. Akış, cereyan, istikamet, temayül
  7. Gelgit gibi yükselip alçalmak
  8. Akıntı ile gitmek
  9. Gelgit yardımı ile limana girmek veya çıkmak
  10. Akıntı ile yüzmek

ti  

  1. Bir tören sırasında, askerleri bir araya toplamak, törenin başladığını bildirmek vb. amaçlarla çalınan borazanın çıkardığı tiz ses.
  2. Titan elementinin simgesi.
  3. Titanyumun simgesi. (II)
  4. (en) In solmization, the seventh degree of the major scale Also called the leading tone.
  5. (en) The syllable naming the seventh note of any musical scale in solmization shrub with terminal tufts of elongated leaves used locally for thatching and clothing; thick sweet roots are used as food; tropical southeastern Asia, Australia and Hawaii.
  6. (en) Bunglecall.
  7. (en) Texas Instruments Incorporated.
  8. (en) Texas Instruments.
  9. (en) Terrestrial interference.
  10. (en) Western note in the do re mi system, the 7th and last note, equivalent to ni.
  11. (en) Abbr Trunk Index.
  12. (en) Bia:.
  13. (en) Shrub with terminal tufts of elongated leaves used locally for thatching and clothing; thick sweet roots are used as food; tropical southeastern Asia, Australia and Hawaii.
  14. (en) The syllable naming the seventh note of any musical scale in solmization.
  15. (en) Titanium.
  16. (en) Transport Index Applicable to radioactive materials.
  17. (en) Telecom Italia.
  18. (en) Technical Instruction Book.
  19. (en) Transportation Institute, a non-profit organization devoted to maritime research and education.
  20. (en) Title Insert An insert in a CD single that has a worded title.
  21. (en) Chemical symbol for Titanium.
  22. (en) Belt.
  23. (en) Time.
  24. (en) Light strong gray lustrous corrosion-resistant metallic element used in strong light-weight alloys ; the main sources are rutile and ilmenite.
  25. (en) Non-profit organization governed by a Board of Directors elected by the membership The first Toastmasters club was established on October 22, 1924, in Santa Ana, California, by Dr Ralph C Smedley, who conceived and developed the idea of helping others to speak more effectively More clubs were formed, and Toastmasters International was incorporated under California law on December 19, 1932; Toastmasters International’s business and services are administered by its World Headquarters, located in Rancho Santa Margarita, California It employs no paid promoters or instructors It has no salaried staff except the Executive Director and World Headquarters staff, who provide services to the clubs and Districts.
  26. Si notası.
  27. (titanium) i. titanyum, metalik element (Kimya)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir