Home / Genel / azametli tavır

azametli tavır

azametli tavır ne demek? azametli tavır anlamı nedir? azametli tavır gibi soruların yanıtı ve azametli tavır ile ilgili türetilmiş kelimeler ve örnek kullanımları yer alır. Ayrıca ingilizce almanca gibi diller içindeki kullanımı örnekleri ile açıklanmıştır. azametli tavır ile ilgili yorumları inceleyebilir veya yorumlarınızı belirtebilirsiniz. azametli tavır kök yapıları, kelime kökeni, çeviriler ve daha fazla tanım.

azametli tavır

  1. (en) Pomposity

Türetilmiş Kelimeler (bis)

azam, azame, azameddin, azamet, azamet satmak, azamet, azametli, azami, gayrimuntazam, muntazam

azametli

  1. Ulu, çok büyük.
  2. Gururlu.
  3. Görkemli, heybetli.
  4. Debdebeli.
  5. Çalımlı, kurumlu
    Örnek: Hatta biraz da azametli, kibirli muamelesi bana epeyce garip görünmüştü doğrusu. Y. K. Karaosmanoğlu
  6. (en) Stuck up.
  7. (en) Great.
  8. (en) Grand.
  9. (en) Arrogant.
  10. (en) Conceited.

azamet

  1. Ululuk, büyüklük.
  2. Gurur
    Örnek: Arkadaşlarımdan ayrılıp onun yanına geçmek azametime dokundu. R. N. Güntekin
  3. Görkem, gösteriş, heybet.
  4. Debdebe.
  5. Çalım, kurum, tekebbür
    Örnek: Şu her tarafından temizlik ve azamet akan şişman adama bile sorabilirdi. S. F. Abasıyanık
  6. Büyüklük, ululuk
  7. Büyüklük. Cenab-ı Hakk’ın büyüklüğü.
  8. (en) Tenacity.
  9. (en) Assumption.
  10. (en) Vanity.
  11. (en) Greatness.
  12. (en) Grandeur.
  13. (en) Majesty.
  14. (en) Magnificence.
  15. (en) Grandiosity.
  16. (en) Sublimity.
  17. (en) Pride.
  18. (en) Arrogance.
  19. (en) Conceit.

tavır

  1. Durum, davranış, vaziyet, hâl
    Örnek: Dalgın, düşünceli bir tavırla işini görmeye devam etti. N. Cumalı
  2. Büyüklenme, yapma davranış.
  3. Oyunculukta bir karakterin ya da tipin yetişmesini, özelliklerini, kültürel çevresini ve konumunu belirleyen görünüş.tavır yalnızca hareketlerle değil, konuşmayla da ortaya çıkar.
  4. (Tavr) Suret. Hareket, hal, vaziyet.
  5. (en) Put-on.
  6. (en) Attitude.
  7. (en) Manner.
  8. (en) Posture.
  9. (en) Address.
  10. (en) Aspect.
  11. (en) Behavior.
  12. (en) Behaviour.
  13. (en) Carriage.
  14. (en) Demeanor.
  15. (en) Demeanour.
  16. (en) Deportment.
  17. (en) Face.
  18. (en) Form.
  19. (en) Mien.
  20. (en) Port.
  21. (en) Pose.
  22. (en) Presence.
  23. (en) Tone.
  24. (en) Fashion.
  25. (en) Front.
  26. (en) Style.
  27. (en) Mode.
  28. (en) Arrogant manner.
  29. (en) Bearing.
  30. (en) Arrogance.
  31. (en) Expression.
  32. (en) Airs.
  33. (en) Affectation.
  34. (en) Pose attitudinizing.
  35. (en) Assumption.
  36. (en) Conduct.
  37. (en) Plague.
  38. (en) Walk.
  39. (fr) Attitude

pomposity  

  1. Tantana, debdebe
  2. Azametli tavır.
  3. Kendini beğenmişlik, kendini kafdağında görme, azamet, gösteriş, görkem

ulu

  1. Erdemleri bakımından çok büyük, yüce
    Örnek: Aile uluları arasında buna bir çare bulmak için dertleşmeler olur. R. N. Güntekin
  2. Çok büyük olan (somut şey).
  3. Erdemleri bakımından çok büyük, yüce.
  4. Zengin; saygın.
  5. (en) Great.
  6. (en) Grand.
  7. (en) Almighty.
  8. (en) Noble.
  9. (en) Paramount.
  10. (en) Sublime.
  11. (en) Divine.
  12. (en) August.
  13. (en) Empyreal.
  14. (en) Serebe.
  15. (en) Crescent-shaped knife, small and very sharp, used primarily by Inuit women in the preparation of food and skins.
  16. (en) Semi-circular ‘woman’s knife’, used by the Inuit and their ancestors, commonly made from slate in the prehistoric period, and iron in the historic period.
  17. (en) High.
  18. (en) Supreme.
  19. (en) Transcendent.
  20. (en) Exalted.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir