Home / Genel / çocukça laf

çocukça laf

çocukça laf ne demek? çocukça laf anlamı nedir? çocukça laf gibi soruların yanıtı ve çocukça laf ile ilgili türetilmiş kelimeler ve örnek kullanımları yer alır. Ayrıca ingilizce almanca gibi diller içindeki kullanımı örnekleri ile açıklanmıştır. çocukça laf ile ilgili yorumları inceleyebilir veya yorumlarınızı belirtebilirsiniz. çocukça laf kök yapıları, kelime kökeni, çeviriler ve daha fazla tanım.

çocukça laf

  1. (en) Prattle

Türetilmiş Kelimeler (bis)

çocuğa bakarak aile yanında kalan kız, çocuğa bakarak aile yanında kalmak, çocuğa bakmak, çocuğa dönük eğitim, çocuğa dönük okul, çocuk bahçesi, çocuk bakıcı, çocuk bakıcılığı, çocuk bakıcısı

çocukça

  1. Çocuk gibi
    Örnek: Doktor Hikmet yüreğinde âdeta çocukça bir sevinç duydu. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. Çocuğa yakışır biçimde.
  3. (en) Boyish.
  4. (en) Childish.
  5. (en) İmmature.
  6. (en) İnfantile.
  7. (en) Puerile.

laf

  1. Söz, lakırtı.
  2. Sonuçsuz, yararı olmayan söz.
  3. Konuşma.
  4. Konu, mevzu, bahis.
  5. “Öyle şey olamaz, bu sözün hiçbir değeri yok” anlamlarında hafifseme yollu kullanılan bir söz.
  6. Dedikodu.
  7. Konuşma, tekellüm.
  8. (en) Line of the Air Force.
  9. (en) Talk.
  10. (en) Word.
  11. (en) Spiel.
  12. (en) Words.
  13. (en) Empty words.
  14. (en) Remark.
  15. (en) Conversation.
  16. (en) Expression.
  17. (en) Statement.
  18. (en) Empty talk.
  19. (en) Remarks.
  20. (en) Utterance.
  21. (en) Nothing but talk.
  22. (en) What nonsense.
  23. (en) Milk water.
  24. (en) Palaver.
  25. (en) Look and Feel software module provided by phone manufacturers to customise devices and user interfaces For example, the scroll bar appearance.
  26. (en) Like LOL, ROTFL, etc — but more arrogant We think it is Sutkh’s fault for spreading it.

prattle  

  1. Çocukça ve safça konuşmak
  2. Gevezelik etmek
  3. Çocukça laf
  4. Boş lakırdı.
  5. Gevezelik etmek, çene çalmak, çocuk gibi konuşmak

çocuk

  1. Küçük yaştaki oğlan veya kız
    Örnek: Çocuğun bir sütninesi vardı. R. H. Karay
  2. Soy bakımından oğul veya kız, evlat
    Örnek: Anası olacak bir kadın çocuğu omuzundan yakalamış. B. R. Eyuboğlu
  3. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak
    Örnek: Çocuk köşeyi dönerken ana arkasından su içmeye gitti. B. R. Eyuboğlu
  4. Genç erkek.
  5. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi.
  6. Büyüklere yakışmayacak biçimde düşüncesizce davranan kimse.
  7. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse.
  8. Bebeklik çağı ile erginlik çağı arasındaki gelişme döneminde bulunan insan.
  9. (en) Junior.
  10. (en) İnfantile.
  11. (en) Child.
  12. (en) İnfant.
  13. (en) Kiddie kiddy.
  14. (en) Scion.
  15. (en) Chap.
  16. (en) Nipper.
  17. (en) Bairn.
  18. (en) Youngster.
  19. (en) Baby.
  20. (en) Brat.
  21. (en) Chit.
  22. (en) Juvenile.
  23. (en) Mite.
  24. (en) Moppet.
  25. (en) Seed.
  26. (en) Paed-.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir