Home / Genel / consociate

consociate

consociate ne demek? consociate anlamı nedir? consociate gibi soruların yanıtı ve consociate ile ilgili türetilmiş kelimeler ve örnek kullanımları yer alır. Ayrıca ingilizce almanca gibi diller içindeki kullanımı örnekleri ile açıklanmıştır. consociate ile ilgili yorumları inceleyebilir veya yorumlarınızı belirtebilirsiniz. consociate kök yapıları, kelime kökeni, çeviriler ve daha fazla tanım.

consociate  

  1. Ortak olmak.
  2. Ortak, müşterek
  3. Ortak, müşterek, beraber çalışan
  4. Arkadaş, ortak, refik

Türetilmiş Kelimeler (bis)

consanguine, consanguine group, consanguineous, consanguineously, consanguinity, coconscious, consanguineous, consanguinity, conscience, conscientious

ortak olmak

  1. Bir şeyi paylaşmak veya bir şeye katılmak
    Örnek: Kadınları hayata ortak olmayan millet öksüzdü, yarı kuvvetini kullanamıyor demekti. T. Buğra
  2. Bir şeyi paylaşmak veya bir şeye katılmak: “Kadınları hayata ortak olmayan millet öksüzdü, yarı kuvvetini kullanamıyor demekti.” -T. Buğra.
  3. (en) Consociate.
  4. (en) Participate.
  5. (en) To be at a partner.

ortak

  1. Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar
    Örnek: Bırakın ortağıma bir telefon edeyim. H. Taner
  2. Kuma
  3. Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan, müşterek
    Örnek: Edebiyata şiirle başlamak, büyük küçük bütün yazarlarda görülen ortak bir yöndür. N. Cumalı
  4. Birortaklığa katılan kişi. ‘
  5. Arkadaş.
  6. Kardeş.
  7. (en) Common.
  8. (en) Collective.
  9. (en) Joint.
  10. (en) Communal.
  11. (en) Concerted.
  12. (en) Corporate.
  13. (en) Unanimous.
  14. (en) Universal.
  15. (en) Hold in common.
  16. (en) Fellow wife (in a polygamous household.
  17. (en) Associated.
  18. (en) Partner, associate.
  19. (en) Agreed.
  20. (en) Conjunct.
  21. (en) Consociate.
  22. (en) Fellow.
  23. (en) İdentic.
  24. (en) Mutual.
  25. (en) Sympathetic.
  26. (en) Partner.
  27. (en) Associate.
  28. (en) Shareholder.
  29. (en) Collaborator.
  30. (en) Cooperator.
  31. (en) Copartner.
  32. (en) Dormant partner.
  33. (en) Mate.
  34. (en) Pard.
  35. (en) Party.
  36. (en) Privy.
  37. (en) Sidekick.
  38. (en) Shared.
  39. (en) Accomplice.
  40. (en) İn common.
  41. (en) Any wife in a polygamus household.
  42. (en) Companion.
  43. (en) Conjoint.
  44. (en) Fellow partner.
  45. (en) İnterested partner.
  46. (en) Joint partner.
  47. (en) Kiss- and-tell.
  48. (en) Law partner.
  49. (fr) Associé

olmak

  1. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak
    Örnek: En şiddetli münakaşa, kumpanyanın ismi için oldu. S. F. Abasıyanık
  2. Gerçekleşmek veya yapılmak.
  3. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak
    Örnek: Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından biri ve ilkidir. T. Buğra
  4. Bir şeyi elde etmek, edinmek
    Örnek: Nihayet ben mal sahibi olacağıma göre rahattım. S. F. Abasıyanık
  5. Bir durumdan başka bir duruma geçmek.
  6. Herhangi bir durumda bulunmak.
  7. Uygun düşmek, yerinde görülmek.
  8. Yetişmek, olgunlaşmak.
  9. (en) Happen.
  10. (en) Come.
  11. (en) Form.
  12. (en) Grow.
  13. (en) Reign.
  14. (en) To come into being.
  15. (en) Fall out.
  16. (en) Make.
  17. (en) Originate.
  18. (en) Prove.
  19. (en) Stand.
  20. (en) To go under the styles of.
  21. (en) To go through accounts.
  22. (en) Be situated.
  23. (en) Become.
  24. (en) Exist.
  25. (en) Occur.
  26. (en) Take place.
  27. (en) Have.
  28. (en) Mature.
  29. (en) Befall.
  30. (en) Come about.
  31. (en) Come off.
  32. (en) Come over.
  33. (en) Eventuate.
  34. (en) Fare.
  35. (en) Go on.
  36. (en) Hatch.
  37. (en) Turn.
  38. (en) Transpire.
  39. (en) To be.
  40. (en) To become.
  41. (en) To exist.
  42. (en) To happen.
  43. (en) To occur.
  44. (en) To take place.
  45. (en) To go no.
  46. (en) To come about.
  47. (en) To transpire.
  48. (en) To get.
  49. (en) To fit.
  50. (en) To be suitable for.
  51. (en) To be present.
  52. (en) To ripen.
  53. (en) To mature.
  54. (en) To catch.
  55. (en) To have.
  56. (en) To undergo.
  57. (en) To be ready/prepared/cooked.
  58. (en) To be done out of sth.
  59. (en) Catch.
  60. (en) To be completed.
  61. (en) To be cooked.
  62. (en) Turn out.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir