Home / Genel / dikine düşmek

dikine düşmek

dikine düşmek ne demek? dikine düşmek anlamı nedir? dikine düşmek gibi soruların yanıtı ve dikine düşmek ile ilgili türetilmiş kelimeler ve örnek kullanımları yer alır. Ayrıca ingilizce almanca gibi diller içindeki kullanımı örnekleri ile açıklanmıştır. dikine düşmek ile ilgili yorumları inceleyebilir veya yorumlarınızı belirtebilirsiniz. dikine düşmek kök yapıları, kelime kökeni, çeviriler ve daha fazla tanım.

dikine düşmek

  1. (en) Plummet

Türetilmiş Kelimeler (bis)

dikici, dikicilik, dikilebilir, dikilebilir fide, dikilecek şey, dikici

dikine

  1. Dikey olarak, diklemesine
    Örnek: Alnı da bir enlemesine, bir dikine kırış kırış oluyordu. T. Buğra
  2. İnadına.
  3. (en) Vertically, in the perpendicular, plumb.

düşmek

  1. Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek
    Örnek: Havada uçan kuş vurulmuş gibi birdenbire sokağa düşüyor. R. N. Güntekin
  2. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek
    Örnek: Çocukken ağaçtan düşüp ayağım kırılmıştı da ağlayamamıştım. S. F. Abasıyanık
  3. Yere devrilmek, yere serilmek.
  4. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak.
  5. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak.
  6. Yağmak.
  7. Vurmak, değmek, rastlamak
    Örnek: İnce uzun dallı badem ağaçlarının alaca gölgeleri sahile inen keçi yoluna düşüyordu. Ö. Seyfettin
  8. Vakti gelmeden ölü doğmak.
  9. Sâkıt olmak, sukut etmek.
  10. Arkasından gitmek, peşini bırakmamak: “Muhatabı da olmayan gecikmiş hesapların ardına düşüyordu.” -M. Mungan.
  11. (en) Toss, take a toss.
  12. (en) Toss: take a toss.
  13. (en) Recede, sag.
  14. (en) Behoove, behove.
  15. (en) Come down in the world.
  16. (en) Fall on evil days.
  17. (en) Fall.
  18. (en) Fall down.
  19. (en) Fall on.
  20. (en) Fall in a heap.
  21. (en) Collapse.
  22. (en) Come down.
  23. (en) Crash.
  24. (en) Crumble.
  25. (en) Crumple.
  26. (en) Crumple up.
  27. (en) Decline.
  28. (en) Decrease.
  29. (en) Deduct.
  30. (en) Degrade.
  31. (en) Dive.
  32. (en) Droop.
  33. (en) Drop.
  34. (en) Drop down.
  35. (en) Drop off.
  36. (en) End up.
  37. (en) Fall among.
  38. (en) Degenerate.
  39. (en) Descend.
  40. (en) Lapse.
  41. (en) Lower.
  42. (en) Pitch.
  43. (en) Slip.
  44. (en) Topple.
  45. (en) Tumble.
  46. (en) To fall.
  47. (en) To drop.
  48. (en) To decrease.
  49. (en) To subtract.
  50. (en) To deduct.
  51. (en) To be born dead.
  52. (en) To lie within one’s responsibility.
  53. (en) To fall to wind up in.

plummet  

  1. Şakül kurşunu, iskandil kurşunu, çekül
  2. Yük, ağırlık, sıkıcı ,şey, sıkıntı
  3. Dikine düşmek.
  4. Dimdik düşmek, dalmak

dikey

  1. Başka bir doğru ile kesiştiğinde onunla birlikte dik açı oluşturan (doğru çizgi), amudi.
  2. Dik olarak.
  3. Üç-boyutlu yerlem eksenleri gibi, birbirine dik olan.
  4. Üç-boyutlu yerlem eksenleri gibi, birbirine dik olan.
  5. (en) Orthogonal.
  6. (en) Perpendicular.
  7. (en) Vertical amudi.
  8. (en) Apeak.
  9. (en) Normal.
  10. (en) Plumb.
  11. (en) Sheer.
  12. (en) Upright.
  13. (en) Vertical.
  14. (al) Rechtwinklig, orthogonal
  15. (fr) Orthogonal

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir