Home / Genel / gemi lombarı

gemi lombarı

gemi lombarı ne demek? gemi lombarı anlamı nedir? gemi lombarı gibi soruların yanıtı ve gemi lombarı ile ilgili türetilmiş kelimeler ve örnek kullanımları yer alır. Ayrıca ingilizce almanca gibi diller içindeki kullanımı örnekleri ile açıklanmıştır. gemi lombarı ile ilgili yorumları inceleyebilir veya yorumlarınızı belirtebilirsiniz. gemi lombarı kök yapıları, kelime kökeni, çeviriler ve daha fazla tanım.

gemi lombarı

  1. (en) Port

Türetilmiş Kelimeler (bis)

gemi, gemi adamı, gemi adamı hüviyet varakası, gemi adamı kimlik belgesi, gemi adamı kişisel malı, ateş gemisi, balast gemi, buharlı gemi, bulaşık gemi, cankurtaran gemisi

gemi

  1. Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine.
  2. Tonajı ve adı ne olursa olsun denizlerde ve iç sularda su ürünleri araştırmasında, istihsalinde, naklinde, işlenmesinde kullanılan kayık, sandal, yelkenli, şat, sal, mavna gibi vasıtalarla buharlı veya motorlu bilumum yüzer araçlar.
  3. (en) Vessel.
  4. (en) Ship.
  5. (en) Boat.
  6. (en) Craft.
  7. (en) Bark.
  8. (en) Keel.
  9. (en) Hijacker.
  10. (en) Sail.
  11. (en) To advance money on bottomry.
  12. (en) To borrow / to raise / to take money on bottomry.
  13. (en) Merchant vessel.
  14. (en) Net personality.

gem  

  1. Atı yönlendirmek için ağzına takılan demir araç
    Örnek: Kadın dizginleri çekmek istedi, fakat hırçın hayvan sert bir boyun hareketi ile gemini kurtardı. H. Taner
  2. (en) Anything of small size, or expressed within brief limits, which is regarded as a gem on account of its beauty or value, as a small picture, a verse of poetry, a witty or wise saying.
  3. (en) To put forth in the form of buds.
  4. (en) To adorn with gems or precious stones.
  5. (en) Mortgage in which annual increases in monthly payments are used to reduce outstanding principal and to shorten the term of the loan.
  6. (en) Gateway to Educational Materials A consortium of stakeholders interested in providing a set of standards and technical mechanisms for efficient, simple access to education materials on the Internet Also used to denote the GEM Standard and its accompanying controlled vocabularies.
  7. (en) Commonly a mineral or organic substance that is cut and polished and used as an ornament Jade comes within the broad scope of the tern gem The qualities sought in gems are beauty, rarity, and durability The unit of weight used for gems is the metric carat Gems are usually cut to bring out their colour and brilliance and to remove flaws Jade, which is the main subject of this web site is not a precious stone but a semiprecious stone.
  8. (en) Globus Executable Management.
  9. (en) Crystal that is precious usually due to a combination of its colour, transparency, lustre, hardness and rarity Gems are usually cut in such a way as to maximise the reflection of light within them, and so make them ‘sparkle’.
  10. (en) Gateway to Educational Materialshttp://www thegateway org/.
  11. (en) Applied to an Uncirculated or Proof coin, denotes ‘flawless’ and suggest ‘high aesthetic quality.
  12. (en) Digital Research’s Graphics Environment Manager.
  13. (en) Muffin; hence, Gem pan: muffin pan.
  14. (en) Cut and polished stone of beauty, durability and rarity.
  15. (en) Cut and polished precious stone or pearl fine enough for use in jewelry.
  16. (en) Growing Equity Mortgage.
  17. (en) Muffin.
  18. (en) Keshav’s daughter.
  19. (en) Item collected to score points within the simulation.
  20. (en) To embellish or adorn, as with gems; as, a foliage gemmed with dewdrops.
  21. (en) Art highly prized for its beauty or perfection a crystalline rock that can be cut and polished for jewelry; ‘he had the gem set in a ring for his wife’; ‘she had jewels made of all the rarest stones’.
  22. (en) Bit of a bridle.
  23. (en) Crystalline rock that can be cut and polished for jewelry; ‘he had the gem set in a ring for his wife’; ‘she had jewels made of all the rarest stones’.
  24. (en) Art highly prized for its beauty or perfection.
  25. (en) Person who is a brilliant and precious as a piece of jewelry.
  26. (en) Sweet quick bread baked in a cup-shaped pan.
  27. (en) Precious or semiprecious stone incorporated into a piece of jewelry.
  28. (en) Goddard Earth Model.
  29. (en) An exceptionally beautiful and well struck coin.
  30. (en) Non-standard grading term used to describe a flawless coin struck from dies used for normal circulation coinage.
  31. (en) Generic term used for an excellent coin.
  32. (en) Gender Equality Mainstreaming.
  33. (en) Attractive minerals used as jewellery A diamond free of flaws, as far as can be determined by a trained observer with the aid of a 10-power magnifying glass, and having a colour and other characteristics that do not deleteriously affect its value for use as a faceted ornamental diamond;.
  34. (med, ming) kıymetli taş, cevher
  35. Cevher gibi kıymetli ve güzel şey
  36. Hafif bir çeşit pasta
  37. Kıymetli taşlarla süslemek, tezyin etmek.
  38. Taşlarla süslemek

lombar

  1. Gemi bordalarına, küpeştelerine açılan dörtgen biçiminde delik.
  2. İng. Harp gemisinin topun ağzı önündeki deliği.
  3. (en) Lumbar, pertaining to the part of the body below the ribs and above the hipbones (in humans or quadruped animals).

port  

  1. Giriş yeri
  2. (en) Entry point for goods or passengers; city with a port; left-hand side (in ships or airplanes); interface for connecting external devices to a computer (Computers); transfer of a program from one platform to another (Computers).
  3. Porto şarabı, genellikle koyu kır mızı renkte olan tatlı şarap.
  4. Liman, havalimanı, iskele, sığınacak yer, iskele tarafı, geminin sol tarafı, porto şarabı, giriş, delik, lombar, lomboz, gaz deliği, kale duvarındaki delik, buhar deliği, duruş, tavır
  5. Liman
  6. Liman şehri
  7. Geminin sol veya iskele tarafı
  8. Dümeni iskeleye kırmak
  9. İskeleye dönmek Helm to port Dumeni iskeleye kır
  10. Gemi lombarı
  11. Lombar kapağı
  12. Mak
  13. Tüfek veya başka bir silâhın omuzdaki duruşu
  14. Duruş
  15. Fl tufeği namlusu sol omuza doğru olmak üzere eğri vaziyette tutmak.

üstünde

  1. (en) Over, whereon.
  2. (en) On.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir