Home / Genel / halka hitap etmek

halka hitap etmek

halka hitap etmek ne demek? halka hitap etmek anlamı nedir? halka hitap etmek gibi soruların yanıtı ve halka hitap etmek ile ilgili türetilmiş kelimeler ve örnek kullanımları yer alır. Ayrıca ingilizce almanca gibi diller içindeki kullanımı örnekleri ile açıklanmıştır. halka hitap etmek ile ilgili yorumları inceleyebilir veya yorumlarınızı belirtebilirsiniz. halka hitap etmek kök yapıları, kelime kökeni, çeviriler ve daha fazla tanım.

halka hitap etmek

  1. (en) Popularize

Türetilmiş Kelimeler (bis)

halk, halk adamı, halk ağzı, halk alası, halk anamalcılığı, ev halkı, halk, halk adamı, halk ağzı, halk avcılığı

halka

  1. Çeşitli metallerden veya tahtadan yapılmış çember
    Örnek: Belinde uzun gümüş halkalarla asılı gümüş anahtarları vardı. F. R. Atay
  2. Çember biçiminde çeşitli nesnelerden yapılmış tutturma aracı.
  3. Değerli metallerden yapılan çember biçimindeki süs eşyası.
  4. Su gibi sıvıların içine katı bir nesnenin düşmesiyle oluşan, gittikçe büyüyerek açılan çembere benzeyen biçim.
  5. Çember biçiminde dizilmiş topluluk.
  6. Uykusuzluk, yorgunluk, üzüntü vb. sebeplerle göz altında beliren koyuluk
  7. Bir tür ufak, yağlı ve tuzlu simit
    Örnek: İstanbul fırınları çocuk bileği gibi ince halkalar yaparlardı. R. N. Güntekin
  8. Çember biçiminde olan.
  9. Bk. dolam
  10. Bir halkalı yapı.
  11. Atomların kapalı bir zinciri.
  12. Halkalardan oluşan bir sistem.
  13. Sestod strobilasında bulunan segmentlerin her birine verilen ad, proglottid. Genç, olgun ve yaşlı olmak üzere üç tipi vardır.
  14. Ortası boş yuvarlak şekil.
  15. (en) Quoits.
  16. (en) Proglottid.
  17. (en) Ring.
  18. (en) Hoop.
  19. (en) Circle.
  20. (en) Bangle.
  21. (en) Coil.
  22. (en) Round.
  23. (en) Annulus.
  24. (en) Collet.
  25. (en) Link.
  26. (en) Whorl.
  27. (en) Wreath.
  28. (en) Circuit.
  29. (en) Flange.
  30. (en) Ring-shaped.
  31. (en) Collar.
  32. (en) Ring-shaped biscuit.
  33. (en) Bush.
  34. (en) Nipple.
  35. (en) Runner.
  36. (en) Gaff.
  37. (al) Ring
  38. (fr) Anneau

dolam

  1. Bir kez dolanacak miktarda olan.
  2. Dolama işinin her defası.
  3. 1-Bir çarpım işlemi altında kapalı öğeler kümesi. 2- Öğecikleri, çevrimsel olarak dizilmiş özdeciğin geometrik biçimi.
  4. Göstericide görüntü ya da sesin art arda birçok kez izlenebilmesini sağlamak amacıyla, bir film parçasının iki ucunun birbirine yapıştırılmasından oluşan çember.
  5. (en) Buckle (in film), loop, sound and picture loop.
  6. (en) Ring.
  7. (al) Filmschleife, Schleife
  8. (fr) Boucle, film (en) boucle
  9. (fr) Noyou

hitap

  1. Sözü birine veya birilerine yöneltme, seslenme.
  2. (en) Addressing.
  3. (en) Address.
  4. (en) An addressing.
  5. (en) Speech.
  6. (en) Discourse.
  7. (en) Additor.

etmek

  1. Bir işi yapmak
    Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
  2. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  3. “İyi, kötü” zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
    Örnek: Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Vermek.
  7. Eşit değer kazanmak.
  8. Herhangi bir değerde olmak
    Örnek: Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
  9. (en) Step.
  10. (en) Say.
  11. (en) Aggregate.
  12. (en) Make.
  13. (en) Add up to.
  14. (en) Cost.
  15. (en) Have.
  16. (en) Practice.
  17. (en) Practise.
  18. (en) Render.
  19. (en) Send.
  20. (en) Subject.
  21. (en) Take.
  22. (en) Tender.
  23. (en) Misbehave.
  24. (en) Total.
  25. (en) To do.
  26. (en) To make.
  27. (en) To render.
  28. (en) To cost.
  29. (en) To amount to.
  30. (en) To total.
  31. (en) To be worth.
  32. (en) To deprive of.
  33. (en) To soil or wet (with feces or urine.
  34. (en) Amount.
  35. (en) Execute.
  36. (en) To cost roughly.

popularize  

  1. [popularize (Amer.) ] halka sevdirmek, basite indirgemek, tutulmasını sağlamak
  2. Halkın rağbet edeceği şekle sokmak
  3. Halka hitap etmek
  4. Herkesin anlayacağı şekle sokmak

çeşitli

  1. Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi
  2. (en) Mixed.
  3. (en) Multiple.
  4. (en) Cumulative.
  5. (en) Assorted.
  6. (en) Various.
  7. (en) Varied.
  8. (en) Multifarious.
  9. (en) Different.
  10. (en) Divers.
  11. (en) Diverse.
  12. (en) Diversified.
  13. (en) Manifold.
  14. (en) Medley.
  15. (en) Miscellaneous.
  16. (en) Sundry.
  17. (en) Differently.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir