Home / Genel / pulları postalamadan önce damgalamak

pulları postalamadan önce damgalamak

pulları postalamadan önce damgalamak ne demek? pulları postalamadan önce damgalamak anlamı nedir? pulları postalamadan önce damgalamak gibi soruların yanıtı ve pulları postalamadan önce damgalamak ile ilgili türetilmiş kelimeler ve örnek kullanımları yer alır. Ayrıca ingilizce almanca gibi diller içindeki kullanımı örnekleri ile açıklanmıştır. pulları postalamadan önce damgalamak ile ilgili yorumları inceleyebilir veya yorumlarınızı belirtebilirsiniz. pulları postalamadan önce damgalamak kök yapıları, kelime kökeni, çeviriler ve daha fazla tanım.

pulları postalamadan önce damgalamak

  1. (en) Precancel

Türetilmiş Kelimeler (bis)

pull, pull a boat, pull a boner, pull a face, pull a fast one, allı pullu, çapullama, çapullamak, pullama, pullamak

pul

  1. Posta parası karşılığı mektuplara, damga resmine karşılık kâğıtlara yapıştırılan, basılı küçük kâğıt parçası
    Örnek: Mektuplarına kendi pullarını yapıştırırlar, kendi memurlarıyla sevk ederlerdi. F. R. Atay
  2. Bazı giysilerde süs olarak kullanılan parlak, incecik, genellikle metal levhacık
    Örnek: Arkasında bir omzu tamamıyla açık, altın pul işlemeli bir akşam tuvaleti vardı. H. E. Adıvar
  3. Tavla oyununda kullanılan, plastik, tahta vb.nden yapılmış yassı yuvarlak levhacık.
  4. Vida, cıvata vb. şeylerin boynuna geçirilen, ortası delik metal levhacık.
  5. Propaganda amacıyla kullanılan yazılı küçük kâğıt.
  6. Üzerinde bulunduğu organa yapışık, biçim ve yapıca çok basit yaprakların her biri.
  7. Balıkların, sürüngenlerin ve bazı kuşlarla memelilerin vücudunu kaplayan boynuzsu, sert levhacık
    Örnek: Bir adamla minimini bir kız çocuğu elleri balık pulu içinde balık avlıyordu. S. F. Abasıyanık
  8. Pula benzeyen, pulu andıran.
  9. Yıldız kesimli kereste yüzeyinde rastlanan; damarlara dik açılı, ince, istikrarsız ve kesik kesik hareler.
  10. Fişeklerdeki saçma, şevrotin veya özel kurşunların üzerinde ve fişeğin ağzını kapamak üzere kullanılan, kartondan yapılmış yassı ve yuvarlak parça.
  11. Başlık altına konan madensel, yassı halka.
  12. Para.
  13. (en) 100 puls equal 1 afghani.
  14. (en) Sequin.
  15. (en) Scutcheon.
  16. (en) Stamp.
  17. (en) Scale.
  18. (en) Flake.
  19. (en) Lamina.
  20. (en) Lamella.
  21. (en) Spangle.
  22. (en) Washer.
  23. (en) Rove.
  24. (en) Squama.
  25. (en) Tinsel.
  26. (en) Trichome.
  27. (en) Vending machine.
  28. (en) Sequin payet.
  29. (en) Piece.
  30. (en) Postage stamp.
  31. (en) Revenue stamp.
  32. (en) Playing piece.
  33. (en) Slake.
  34. (en) Lamelle.
  35. (en) Rover.
  36. (en) Hammer.
  37. (en) Water marker.
  38. (en) Pool.
  39. (en) Slug.
  40. (al) Unterlagsscheibe
  41. (fr) Rondelle

önce

  1. Baştaki, geçmişteki bölüm, geçmiş zaman
    Örnek: Demin söyledikleri bana sadece daha önce olup bitenleri düşündürdü. T. Buğra
  2. İlk olarak, başlangıçta, sonra karşıtı
    Örnek: Önce hep birlikte basın suçunu tarif edelim. B. Felek
  3. (en) Prior.
  4. (en) First.
  5. (en) İn advance.
  6. (en) Firstly.
  7. (en) Prior to.
  8. (en) Early.
  9. (en) Before.
  10. (en) Back.
  11. (en) Above.
  12. (en) Afore.
  13. (en) Ante.
  14. (en) Pre-.
  15. (en) Pro-.
  16. (en) Ante-.
  17. (en) İnitially.
  18. (en) At first.
  19. (en) Notion and protest.
  20. (en) Primo.
  21. (en) For starters.

damgalamak

  1. Bir şeyin üzerine damga ile işaret yapmak, damga vurmak.
  2. Bir kimseye, gerçeğe dayanmadan herhangi bir özellik veya nitelik yüklemek.
  3. Birine yüz kızartıcı bir suç yüklemek.
  4. Bir hayvanın tanınması için kullanılan kalıcı veya yarı kalıcı marka, etiket.
  5. (en) Postmark.
  6. (en) Cancel.
  7. (en) Branding.
  8. (en) Stamp.
  9. (en) Mark.
  10. (en) Stigmatize.
  11. (en) Print on.
  12. (en) Seal.
  13. (en) Print.
  14. (en) Brand.
  15. (en) İmpress.
  16. (en) İncuse.
  17. (en) İmprint.
  18. (en) To stamp.
  19. (en) To mark.
  20. (en) To seal.
  21. (en) To print.
  22. (en) To brand.
  23. (en) To stigmatize.
  24. (en) Affix the seal.
  25. (en) To stamp with a stamper.
  26. (en) To cancel.

precancel  

  1. Pulları postalamadan önce damgalamak.

posta

  1. Bir yere gelen veya bir yerden gönderilen mektup ve emanetlerin tümü
  2. Bu emanetleri toplayan ve dağıtan kuruluş ve bu kuruluşun bulunduğu yer
    Örnek: Yazısı silinmiş, kâğıdı sarı / Mektubunu geri getirdi / Dünya postaları. A. N. Asya
  3. Genellikle posta götüren taşıt.
  4. Takım, kol.
  5. Kez, defa, sefer.
  6. 24 saatlik çalışma gününün, çalışma bölümlerinden her biri, vardiya.
  7. Bir sanayi veya ticaret işletmesinde aynı süre içinde çalışanların tümü.
  8. Hizmet nöbetinde bulunan er.
  9. Bk. radyo yayacı
  10. Bk. televizyon yayacı
  11. İtl. Bir yere gelen veya bir yerden gönderilen mektup ve emanetlerin hepsi.
  12. (en) Postal.
  13. (en) Post.
  14. (en) Postal service.
  15. (en) Relay.
  16. (en) Shift.
  17. (en) Mail.
  18. (en) Post-boy.
  19. (en) Gang.
  20. (en) Watch.
  21. (en) The post office.
  22. (en) Mail train.
  23. (en) Orderly.
  24. (en) Trip.
  25. (en) Team.
  26. (en) Crew.
  27. (en) Postillion.
  28. (en) Section.
  29. (en) Course.
  30. (en) Group.
  31. (en) Labour shift.
  32. (en) Frame.
  33. (en) Upright.
  34. (en) Station.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir