Home / Genel / saf kan hayvan

saf kan hayvan

saf kan hayvan ne demek? saf kan hayvan anlamı nedir? saf kan hayvan gibi soruların yanıtı ve saf kan hayvan ile ilgili türetilmiş kelimeler ve örnek kullanımları yer alır. Ayrıca ingilizce almanca gibi diller içindeki kullanımı örnekleri ile açıklanmıştır. saf kan hayvan ile ilgili yorumları inceleyebilir veya yorumlarınızı belirtebilirsiniz. saf kan hayvan kök yapıları, kelime kökeni, çeviriler ve daha fazla tanım.

saf kan hayvan

  1. (en) Thoroughbred

Türetilmiş Kelimeler (bis)

saf alkol, saf altın, saf alyuvar aplazisi, saf aşk, saf bağlamak, saf dışı, saf kan, saf ırk, saf halklar, saf dalgalanma

saf

  1. Dizi, sıra
    Örnek: Bütün garsonlar saf teşkil edip selama dururlardı. E. E. Talu
  2. Grup.
  3. Katıksız, arı, katışıksız, halis, has.
  4. Kurnazlığa aklı ermeyen, kolaylıkla aldatılabilen, bön, safdil
    Örnek: Yenge, açık sözlü, saf bir kadıncağızdır. R. N. Güntekin
  5. İyi niyetli, art niyetsiz
    Örnek: Senin bu kadar, çocukça saf olduğunu bilmezdim. P. Safa
  6. Bk. arı
  7. Bk. salt
  8. Bir adam boyu yüksekliğindeki duvar.
  9. Katışıksız, berrak, temiz. (Osmanlıca’da yazılışı: saf (sâfi))
  10. Sille vurmak, tokat atmak.
  11. Bir şarap cinsi. (Osmanlıca’da yazılışı: sa’f)
  12. (en) Scrapie associated fibrils These are the fine structures, seen under the electron microscope that are only found in brains of TSEs It has been suggested that they are the infective agents themselves, as infectivity can be filtered out with a filter small enough to stop the SAF.
  13. (en) Scrapie associated fibrils These are the fine structures, seen under the electron microscope that are only found in brains of TSEs.
  14. (en) Spouse Acceptance Factor The amount of time married scientists are allowed to spend away from home, in the office, at the lab, talking about physics at social events, going to the South Pole, attending conferences, etc , before the spouse says ‘ENOUGH!!!!!!’.
  15. (en) Scrapie Associated Fibrils.
  16. (en) Sub-chief of Bum.
  17. (en) Server Application Function An API for server software See also NSAPI.
  18. (en) System Authorization Facility An MVS interface invoked by CICS to communicate with an external security manager, such as RACF.
  19. (en) Society of American Foresters.
  20. (en) Store and Forward A technique where transactions are captured and stored in a bucket for later transmission to a remote system Typically used where transaction involve connecting to remote machines and the delay of doing this should be defferred until convienent.
  21. (en) School Advisory Forum SAC: School Advisory Committee.
  22. (en) Abbreviation for Subantarctic Front.
  23. (en) System Authorization Facility An MVS facility for routing authorization requests to RACF or equivalent system security packages.
  24. (en) Pure.
  25. (en) Unadulterated.
  26. (en) Unmixed.
  27. (en) Absolute.
  28. (en) Fine.
  29. (en) Genuine.
  30. (en) Refined.
  31. (en) Distilled.
  32. (en) Simple.
  33. (en) Naive.
  34. (en) İngenuous.
  35. (en) İnnocent.
  36. (en) Deceivable.
  37. (en) Harmless.
  38. (en) Simple-hearted.
  39. (en) Simple-minded.
  40. (en) Unsuspicious.
  41. (en) Artless.
  42. (en) Candid.
  43. (en) Clean.
  44. (en) Clear.
  45. (en) Credulous.
  46. (en) Dewy-eyed.
  47. (en) Elemental.
  48. (en) Array.
  49. (en) Confiding.
  50. (en) Fond.
  51. (en) Green.
  52. (en) Guileless.
  53. (en) Gull.
  54. (en) Gullible.
  55. (en) Line.
  56. (en) Lineup.
  57. (en) Rank.
  58. (en) Simpleminded.
  59. (en) Trustful.
  60. (en) Virgin.
  61. (en) Sheer.
  62. (en) Neat.
  63. (en) Purified.
  64. (en) Clarified.
  65. (en) Full.
  66. (en) Unblended.
  67. (en) Unblemished.
  68. (en) White.
  69. (en) Sterling.
  70. (en) Spotless.
  71. (en) Chaste.
  72. (en) Element.

arı

  1. Temiz, münezzeh.
  2. Yabancı şeylerden arınmış, katışıksız, saf, halis.
  3. Günahsız.
  4. Zar kanatlılardan, bal ve bal mumu yapan, iğnesiyle sokan böcek (Apis mellifica).
  5. Bir kimyasal özdeğin yabancı özdeciklerdenarınmış niteliği.
  6. Zarkanatlılar dizisinden birçok böceğin, özelliklearılar familyasına bağlı türlerin genel adı.
  7. Pak, pislikten uzak. (Osmanlıca’da yazılışı: ârî)
  8. (en) Clear.
  9. (en) Purified.
  10. (en) Clean.
  11. (en) Pure.
  12. (en) Wasp.
  13. (en) İmpeccable.
  14. (en) Bee.
  15. (al) Biene
  16. (fr) Pur
  17. (fr) Abeille
  18. (la) Apis

kan

  1. Atardamar ve toplardamarların içinde dolaşarak hücrelerde özümleme, yadımlama görevlerini sağlayan plazma ve yuvarlardan oluşmuş kırmızı renkli sıvı
    Örnek: Cebinden çıkardığı mendille ellerine bulaşan kanları silerek haykırdı. Ö. Seyfettin
  2. Soy.
  3. Hayvanlarda vücut boşluğu içinde ya da kapalı damarlar içerisinde dolaşan hücreler ile oksijen, karbondioksit, hormonlar, besin, boşaltım ve bağışıklık maddelerini taşıyan sıvı. Omurgalılarda oksijenin ve karbondioksitin taşınmasında görev yapan kırmızıkan hücreleri ile organizmanın savunmasında görev yapan beyazkan hücreleri vekanın pıhtılaşmasında görevli olankan pulcukları ve serumdan oluşur.
  4. Eritrosit, lokosit, trombosit, protein ve serumdan oluşan, pH’sı 7,35-7,45 arasında, yoğunluğu 1,056 g/mL olan karmaşık bir vucut sıvısı.
  5. Omurgalılarda oksijenin ve karbondioksitin taşınmasında görevli kırmızı kan hücreleri, organizmanın savunmasında görevli beyaz kan hücreleri ve kanın pıhtılaşmasında görevli olan kan pulcukları ve plazmadan oluşan sıvısal doku.
  6. Kan proteini, kıl, mide içeriği ve idrar vb. yabancı maddeden arındırılmış temiz, taze, bütün veya suyu alınmış hayvan kanının hızlı bir biçimde dondurulması veya soğutulmasıyla elde edilen ürün, hayvan kanı.
  7. Bir şeyin menbaı. (Osmanlıca’da yazılışı: kân)
  8. (en) To know; to ken.
  9. (en) See Khan.
  10. (en) The Abysmal Trigram with direction north and number.
  11. (en) Swore.
  12. (en) Haemal.
  13. (en) Blood.
  14. (en) Claret.
  15. (en) Haemo-.
  16. (en) Hemo-.
  17. (en) Hema-.
  18. (en) Strain.
  19. (en) Lineage.
  20. (en) Descent.
  21. (en) Family soy.
  22. (en) Intuition For kan-intuition to work, one must experience a creative tension stemming from single-minded concentration on the work in progress This opens the way for a higher power, kami, to enter the process.
  23. (en) GAP3 package for computing Kan extensions of actions of categories by Anne Heyworth.
  24. (en) Head.
  25. (fr) Sang

hayvan

  1. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık
    Örnek: İnce ruhlu insanlar gibi Atatürk de hayvanları severdi. F. R. Atay
  2. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).
  3. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz.
  4. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık
    Örnek: Zavallı hayvan bir saattir yüz okkadan fazla bir yükü sürüklüyordu. Ö. Seyfettin
  5. Canlı şey, insanla beraber her canlı.
  6. (en) Animal.
  7. (en) Beast.
  8. (en) Brute.
  9. (en) Churl.
  10. (en) Pest.

thoroughbred  

  1. Saf kan
  2. Soylu
  3. Tam
  4. Saf kan hayvan

dizi

  1. Bir iplik veya tel üzerine dizilmiş inci, boncuk vb.nin oluşturduğu bütün, sıra.
  2. Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, seri
    Örnek: İşte bütün eserlerini bir araya toplayacak olan bu dizinin başına yazılacak ön söz. A. Ş. Hisar
  3. Yan yana, art arda veya zaman sırasına göre sıralanmış birbiriyle ilişkili nesne veya olayların oluşturduğu bütün sıra.
  4. Aynı söz dizimsel bağlam içinde birbirinin yerini alabilecek olan ve güçlü bir karşıtlık bağlantısı kuran ögelerin oluşturduğu bütün, paradigma.
  5. Saf durumundaki bir kıtada, birbiri arkasında duran erler.
  6. Değerleri artarak veya eksilerek art arda gelen terimler takımı.
  7. Bir oktavın içinde sıralanan sekiz sesin bütünü.
  8. Film.
  9. Dizi film.
  10. Oturma yeridizisi.
  11. Adenin(A), Adenin(A), Guanin(G), Sitozin(C) ve Timin(T) nükleotid bazlarının belirli bir düzene göre dizilmesi sonucu oluşan polinükleotid zinciri, sekans.
  12. Konu, tutum, deyiş yönünden birbirine bağlı olan; aynı oyuncular, aynı çevirim takımıyla gerçekleştirilen filmler. TV
  13. Birbirinin devamı olan, aynı takım ve genellikle aynı oyuncular tarafından gerçekleştirilen televizyon izlenceleri
  14. Konusu kendi içinde bir izlence dolduracak biçimde parçalara ayrılmış, her biri öbürünün devamı olarak belirli aralıklarla yayınlanan televizyon izlencesi.
  15. Genel olarak aynı kişi ya da kuruluşça yayımlanan, ortak bir konuyu değişik açılardan ya da değişik bölümleriyle inceleyen yapıtların oluşturduğu bütün.
  16. (en) Series, 2-.
  17. (en) Batch.
  18. (en) Train.
  19. (en) Linkage.
  20. (en) Configuration.
  21. (en) Row.
  22. (en) Array.
  23. (en) Battery.
  24. (en) Course.
  25. (en) Line.
  26. (en) Range.
  27. (en) Rank.
  28. (en) Sequence.
  29. (en) Series.
  30. (en) String.
  31. (en) Succession.
  32. (en) Tier.
  33. (en) Serial.
  34. (en) Paradigm.
  35. (en) Scale.
  36. (en) Progression.
  37. (en) File.
  38. (en) Bank.
  39. (en) Gear.
  40. (en) Layer.
  41. (en) Queue.
  42. (en) Form.
  43. (en) Formation.
  44. (en) Lineup.
  45. (en) Catena.
  46. (en) Tail.
  47. (en) Strand.
  48. (en) Skein.
  49. (en) Ordinal.
  50. (en) Alignment.
  51. (en) Strung.
  52. (al) Serie, Filmserie,
  53. (al) Reihe, Fortsetzungsreihe, Fortsetzungserie,
  54. (al) Sendefolge, Sendereihe, Fernsehserie
  55. (fr) 1-2. série, 3. feuilleton (télévisé)
  56. (fr) Rang

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir