Home / Genel / sıra tutma

sıra tutma

sıra tutma ne demek? sıra tutma anlamı nedir? sıra tutma gibi soruların yanıtı ve sıra tutma ile ilgili türetilmiş kelimeler ve örnek kullanımları yer alır. Ayrıca ingilizce almanca gibi diller içindeki kullanımı örnekleri ile açıklanmıştır. sıra tutma ile ilgili yorumları inceleyebilir veya yorumlarınızı belirtebilirsiniz. sıra tutma kök yapıları, kelime kökeni, çeviriler ve daha fazla tanım.

sıra tutma

  1. (en) Lineup

Türetilmiş Kelimeler (bis)

sır, sır açmak, sır çatlağı, sır çatlaması, sır dolu, abece sırası, aklı sıra, aksırık, aksırıklı, aksırıklı tıksırıklı

sıra

  1. Yan yana, art arda olan şey veya kimselerin tümü, dizi
    Örnek: Şehir esnafı şekercisinden tutun da, berberine kadar iki sıra durup kendisini alkışladılar. S. F. Abasıyanık
  2. Bu biçimdeki topluluğun durumu.
  3. Belirli bir düzene ve niteliğe göre dizilme durumu.
  4. Bir şeye ayrılan, uygun görülen veya rastlayan zaman
    Örnek: Bu sırada, elinde paketiyle gelen Mustafa Efendi yaklaştı. M. Ş. Esendal
  5. Tahtadan oturak
    Örnek: Oturacak yerler tahta sıralardan olur. S. Birsel
  6. Dershane, meclis vb. yerlerde kullanılan ve oturup yazı yazacak biçimde yapılmış olan mobilya.
  7. Düzen.
  8. Durumunda olan, sıra oluşturan.
  9. Sıra durumunda olan, sıra oluşturan.
  10. Bir salonda yan yana dizilen koltuklardan oluşan dizi.
  11. (en) Row.
  12. (en) Desk.
  13. (en) Bank.
  14. (en) Ordinal.
  15. (en) Line.
  16. (en) Queue.
  17. (en) Linage.
  18. (en) Order.
  19. (en) Series.
  20. (en) File.
  21. (en) Rank.
  22. (en) Sequence.
  23. (en) Turn.
  24. (en) Bench.
  25. (en) Alignment.
  26. (en) Arrangement.
  27. (en) Array.
  28. (en) Form.
  29. (en) Occasion.
  30. (en) Place.
  31. (en) Progression.
  32. (en) Range.
  33. (en) Settle.
  34. (en) Slot.
  35. (en) Spell.
  36. (en) Succession.
  37. (en) Tier.
  38. (en) Train.
  39. (en) String.
  40. (en) Pitch.
  41. (en) Round.
  42. (en) Course.
  43. (en) Number.
  44. (en) Coordinate.
  45. (en) Alternate.
  46. (en) Suite.
  47. (en) Tail.
  48. (en) Evolution.
  49. (en) Serial.
  50. (en) Catena.
  51. (en) Grade.
  52. (en) Alinement.
  53. (en) Procession.
  54. (en) Hand.
  55. (al) Reihe
  56. (fr) Rang (de fauteuils)

tutma

  1. Destekleme.
  2. Yanaşma.
  3. Markaj.
  4. Tutmak işi.
  5. Herhangi bir vücut bölümünü belli bir duruşta, ölçülü olmak koşuluyla bir süre devinimsiz bırakma.
  6. Bir resmi, kendinden önceki ya da sonraki resmin durumuna tıpatıp uygun duruma yerleştirme.
  7. Karşı takımın bir oyuncusunun kımıldamasına engel olacak şekilde, bedenle yapılan abanma hareketi.
  8. (en) Registration.
  9. (en) Catchment.
  10. (en) Redemption.
  11. (en) Charter.
  12. (en) Check.
  13. (en) Clutch.
  14. (en) Detention.
  15. (en) Hold.
  16. (en) Repression.
  17. (en) Restraint.
  18. (en) Support.
  19. (en) Holding.
  20. (en) Catch.
  21. (en) Seizing.
  22. (en) Capture.
  23. (en) Keeping.
  24. (en) Retaining.
  25. (en) Arrest.
  26. (en) Adhesion.
  27. (en) Maintenance.
  28. (en) Taking.
  29. (en) Upholding.
  30. (en) Clinging.
  31. (en) Gripe.
  32. (en) Clutching.
  33. (en) Handgrip.
  34. (en) Handling.
  35. (en) Hire.
  36. (en) İnvasion.
  37. (en) Delaying.
  38. (en) Retarding.
  39. (en) Hiring.
  40. (en) Occupation.
  41. (en) Engagement.
  42. (al) Deckung
  43. (fr) Repérage, stabilisation
  44. (fr) Tenir

lineup  

  1. Yoklamada sıraya girme
  2. Spor oyuna başlamadan oyunculann yerlerini alması
  3. Sıra tutma
  4. Sıra
  5. Program.

yan

  1. Bir şeyin ön, arka, alt ve üst dışında kalan bölümü
    Örnek: Yolcuların girdiği iskele yanından kendini denize attı. M. Ş. Esendal
  2. Sağ ve solun ortak adı, yön, taraf, cihet
    Örnek: Yaşlı garson yanımıza geldi. Y. K. Karaosmanoğlu
  3. Yer.
  4. Üst.
  5. Birlikte, beraberinde olma
    Örnek: Bir ara acıkıp yanlarında getirdikleri ekmek peyniri yediler. N. Cumalı
  6. Bedenin bir bölümü.
  7. Üstte, altta, arkada veya önde olmayan.
  8. İkinci derece olan.
  9. Yanal.
  10. (Kuramsal istatistik) (…) evrendeğerinin (…) kestiricisi için, (…) çıkarımı. Bu çıkarım artı, eksi ya da sıfır olabilir; sıfır ise, kestiriciyansızdır, ay. bak,yansız kestirici.
  11. (en) Ancillary.
  12. (en) Cockeyed.
  13. (en) Part.
  14. (en) Sideways.
  15. (en) Skew.
  16. (en) Neighbourhood.
  17. (en) Diggings.
  18. (en) Behalf.
  19. (en) Bias.
  20. (en) Side.
  21. (en) Aslant.
  22. (en) Asquint.
  23. (en) Awry.
  24. (en) Collateral.
  25. (en) Flanking.
  26. (en) Lateral.
  27. (en) Parietal.
  28. (en) Sidelong.
  29. (en) Sideward.
  30. (en) Subordinate.
  31. (en) Flank.
  32. (en) Bye-.
  33. (en) Place.
  34. (en) Vicinity.
  35. (en) Direction.
  36. (en) Auxiliary.
  37. (en) Subsidiary.
  38. (en) Askew.
  39. (en) Edge.
  40. (en) Hand.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir