Home / Genel / tedariki güç

tedariki güç

tedariki güç ne demek? tedariki güç anlamı nedir? tedariki güç gibi soruların yanıtı ve tedariki güç ile ilgili türetilmiş kelimeler ve örnek kullanımları yer alır. Ayrıca ingilizce almanca gibi diller içindeki kullanımı örnekleri ile açıklanmıştır. tedariki güç ile ilgili yorumları inceleyebilir veya yorumlarınızı belirtebilirsiniz. tedariki güç kök yapıları, kelime kökeni, çeviriler ve daha fazla tanım.

tedariki güç

  1. (en) Tight

Türetilmiş Kelimeler (bis)

tedabir, tedabür, tedafü, tedafüı, tedafüi, antibiyotik tedavisi, ayak tedavisi, ayakta tedavi, basınç tedavisi, fizik tedavi uygulayıcısı

tedarik

  1. Araştırıp bulma, sağlama, elde etme.
  2. Hazırlık
    Örnek: Hemen düğün tedarikine başladım ve bir günde birkaç iş gördüm. A. Gündüz
  3. (en) Procuration.
  4. (en) Procurement.
  5. (en) Supply.
  6. (en) Provision.
  7. (en) Preparation.
  8. (en) Procuring.
  9. (en) Supplying.
  10. (en) Getting together.
  11. (en) Accumulation.
  12. (en) Preparing.

güç

  1. Ağır ve yorucu emekle yapılan, müşkül.
  2. Yapılması zor, çetin, kolay karşıtı
    Örnek: Değiştirmedim ben düşüncemi. Güçtür şiir söylemek, nesir yazmaktan çok güçtür. N. Ataç
  3. Zorlukla
    Örnek: Kendini yatağa güç atmış ve sızıp kalmıştı. Y. K. Karaosmanoğlu
  4. Fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya bir etkiye direnebilme yeteneği, kuvvet.
  5. Bir olaya yol açan her türlü hareket, kuvvet, takat.
  6. Sınırsız, mutlak nitelik.
  7. Büyük etkinliği ve önemi olan nitelik.
  8. Bir cihazın, bir mekanizmanın iş yapabilme niteliği.
  9. Siyasi, ekonomik, askerî vb. bakımlardan etki ve önemi büyük olan devlet.
  10. Bir ulus, bir ordu vb.nin ekonomik, endüstriyel ve askerî potansiyeli.
  11. Bir toprağın verimlilik yeteneği.
  12. İş yapma hızı; birim zamanda yapılan iş.
  13. Görsel bir aygıtın ayrıntıları seçme yeteneği.
  14. 1-Fiziksel, düşüncel ve ahlaksal bir etki yapabilme ya da bir etkiye direnebilme yeteneği, a. Ağır bir cismi kımıldatabilme yeteneği: kas gücü. b. Etki vegüçlülük ilkesi: karakter gücü, direnme gücü, düşünce gücü, bir kanıtın gücü (idée force = kımıldatıcı, yöneticigüç). 2- Fizik-ötesi kavramı olarak: a. İtme ve çarpmada dıştan mekanik etki yapan şey; b. Bireylerde türlü biçimlerde ortaya çıkan itici, etki yapıcı ve biçimlendirici olan şey. (Leibniz’de temel etkinlik ilkesi; Herder ve Nietzsche’de de temel kavram.) 3- Bir şeyin yapılmasını tüzeyle, anlaşmayla değil de, baskı yoluyle sağlayan etkinlik. (Ör. Güce dayalı devlet.)
  15. Vatla ölçülen iş yapma oranı; elektrik gücü (1 vatlık birgüç, saniyede 1 jul iş yapar).
  16. Birim zamana düşen iş birimleriyle ölçülen iş yapma oranı
  17. Birim zamanda yapılan işin niceliği ile ölçülen iş yapabilme yeteneği.
  18. Bir iş veya enerjinin transfer edilme hızı, birimi J.s-1 (wat).
  19. Yorucu, emekle yapılan.
  20. Zor, çetin.
  21. Şiddet.
  22. İş, meşguliyet.
  23. Kuvvet.
  24. (en) Power,.
  25. (en) Electric power.
  26. (en) Difficult.
  27. (en) Hard.
  28. (en) Arduous.
  29. (en) Baffling.
  30. (en) Tricksy.
  31. (en) Strength.
  32. (en) Power.
  33. (en) Force.
  34. (en) Energy.
  35. (en) Ability.
  36. (en) Capability.
  37. (en) Capacity.
  38. (en) Clout.
  39. (en) Clutch.
  40. (en) Command.
  41. (en) Control.
  42. (en) Dominance.
  43. (en) Forcefulness.
  44. (en) İntensity.
  45. (en) İron.
  46. (en) Might.
  47. (en) Pith.
  48. (en) Potency.
  49. (en) Potential.
  50. (en) Punch.
  51. (en) Sinew.
  52. (en) Spiri.
  53. (en) Ascendance.
  54. (en) Austere.
  55. (en) Effort.
  56. (en) Exacting.
  57. (en) Heavy.
  58. (en) İmpossible.
  59. (en) Laborious.
  60. (en) Muscle.
  61. (en) Onerous.
  62. (en) Push.
  63. (en) Rough.
  64. (en) Stamina.
  65. (en) Steam.
  66. (en) Sticky.
  67. (en) Stiff.
  68. (en) Strenuous.
  69. (en) Tough.
  70. (en) Troublesome.
  71. (en) Vigour.
  72. (en) İmpulse.
  73. (en) Proficiency.
  74. (en) İnfluence.
  75. (en) Rating.
  76. (en) Task.
  77. (en) Delivery job.
  78. (en) Heavy duty.
  79. (en) Competence.
  80. (en) Faculty.
  81. (en) İmpetus.
  82. (en) Lift.
  83. (en) Painful.
  84. (en) Parlous.
  85. (en) Severe.
  86. (en) Solidi.
  87. (al) Leistung
  88. (al) Leistung,
  89. (al) Kraftstrom
  90. (fr) Force
  91. (fr) Puissance
  92. (fr) Puissance,
  93. (fr) Puissance (électrique)
  94. (la) Fortitudo

tight  

  1. Sıkı, gergin
  2. Akmaz, sızmaz, su geçmez
  3. Dar
  4. Sıkışık
  5. Dili eli sıkı, cimri
  6. Dili müşkül, zor
  7. Zorluk çeken
  8. Tıkanmış
  9. Ucu ucuna
  10. Sıkı gerilmiş (ip)
  11. Kesat
  12. (argo) sarhoş
  13. Tedariki güç
  14. Kısaltılmış (üslup)
  15. Sımsıkı
  16. Sıkı, dar, gergin, kasılmış, sızdırmaz, zor, kritik, kısa ve özlü, cimri, eli sıkı, başabaş, sarhoş

bulma

  1. Bulmak işi.
  2. Kablolar ya da dalgalar yardımıyla gönderilebilmek için yüksek yinelenimlere yerleştirilen ses ya da resim imlerinin, almaçta izlenebilmesi amacıyla, bu yüksek yinelenimin salınımlarından ayrılması işlemi; değiştirmenin tersi olan işlem.
  3. (en) Demodulation, detection.
  4. (en) Detection.
  5. (en) Finding.
  6. (en) İnvention.
  7. (en) Discovery.
  8. (en) Accommodation.
  9. (en) Find.
  10. (al) Demodulation
  11. (fr) Démodulation, détection

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir