Home / Genel / üstü başı temiz

üstü başı temiz

üstü başı temiz ne demek? üstü başı temiz anlamı nedir? üstü başı temiz gibi soruların yanıtı ve üstü başı temiz ile ilgili türetilmiş kelimeler ve örnek kullanımları yer alır. Ayrıca ingilizce almanca gibi diller içindeki kullanımı örnekleri ile açıklanmıştır. üstü başı temiz ile ilgili yorumları inceleyebilir veya yorumlarınızı belirtebilirsiniz. üstü başı temiz kök yapıları, kelime kökeni, çeviriler ve daha fazla tanım.

üstü başı temiz

  1. (en) Tidy

Türetilmiş Kelimeler (bis)

üst, üst açı, üst açı grubuyla atış, üst ağ, üst ağırlığına çıkma, adı üstünde, akşamüstü, altlı üstlü, altüst, altüst böreği

üst

  1. Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı, fevk, alt karşıtı
    Örnek: Köyün üst tarafında, saman, taş ve yangın arasında, üstü sazlarla örtülmüş bir kulübenin önünde ateş yanıyor. H. E. Adıvar
  2. Bir şeyin görülen yanı, yüzü
    Örnek: Bu sefer taşın üstünden inip yere oturdu. M. Ş. Esendal
  3. Bir şeyin dış yüzü, yüzey
    Örnek: Ağzında lokmayı birdenbire yutmaya kıyamıyor, dilinin üstünde gezdiriyordu. Ö. Seyfettin
  4. Giyecek, giysi.
  5. Birine göre yüksek aşamada olan kimse, mafevk.
  6. Vücut, beden.
  7. Artan, geriye kalan bölüm
    Örnek: Bir liranın üstü olarak uşağın getirdiği yetmiş beş kuruşu masanın üstünden kaldırmaz. A. Ş. Hisar
  8. İlgilenilen, üzerinde durulan konu.
  9. Bir niceliğin sağüst köşesine, kaçıncı kuvvete yükseltileceğini göstermek için yazılan sayı.
  10. (en) Exponent.
  11. (en) Covering.
  12. (en) Surface.
  13. (en) High.
  14. (en) Senior.
  15. (en) Superior.
  16. (en) Upper.
  17. (en) Parent.
  18. (en) Powers.
  19. (en) Face.
  20. (en) İmmediate manager.
  21. (en) İmmediate superior.
  22. (en) Superordinate.
  23. (al) Exponent
  24. (fr) Exposant

baş

  1. İnsan ve hayvanlarda beyin, göz, kulak, burun, ağız vb. organları kapsayan, vücudun üst veya önünde bulunan bölüm, kafa, ser
    Örnek: Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı. N. Cumalı
  2. Bir topluluğu yöneten kimse
  3. Başlangıç.
  4. Temel, esas
  5. Arazide en yüksek nokta.
  6. Bir şeyin genellikle toparlakça ucu
  7. Bir şeyin uçlarından biri
  8. Kasaplık hayvanlarda ve bazı yiyeceklerde adet.
  9. Çıban.
  10. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan en ön bölgesi.
  11. Herhangi bir hayvanın bu bölgeye karşılık olan yapısı. Sefal, kafa.
  12. Bakteriyofajlarda ikozahedral şekilli, DNA içeren kısmı.
  13. Miyozinin bir parçası. Fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı.
  14. Spermlerde haploit çekirdeğin bulunduğu kısmı.
  15. İnsan vücudunun üst, hayvan vücudunun ön ucu, sefalika.
  16. Olsun, ola.
  17. (en) Head.
  18. (en) Chief.
  19. (en) Arch.
  20. (en) Capital.
  21. (en) Central.
  22. (en) İn chief.
  23. (en) Especial.
  24. (en) First.
  25. (en) Foremost.
  26. (en) General.
  27. (en) Governing.
  28. (en) Grand.
  29. (en) İnitial.
  30. (en) Master.
  31. (en) Premier.
  32. (en) Primal.
  33. (en) Primary.
  34. (en) Prime.
  35. (en) Principal.
  36. (en) Beginnings.
  37. (en) Knob.
  38. (en) Heading.
  39. (en) Beginning.
  40. (en) Coconut.
  41. (en) Costard.
  42. (en) Leader.
  43. (en) Base.
  44. (en) Cardinal.
  45. (en) Helm.
  46. (en) Kingpin.
  47. (en) Leading.
  48. (en) Crest.
  49. (en) Either of two ends.
  50. (en) Glove.
  51. (en) Bulb.
  52. (en) Agio.
  53. (en) Exchange premium.
  54. (en) Upper end.
  55. (en) Sconce.
  56. (en) Prow.
  57. (en) Foreship.
  58. (en) Fore.
  59. (en) Poll.
  60. (en) Major.
  61. (en) Boss.
  62. (en) Standard.
  63. (en) Headman.
  64. (en) Header.
  65. (al) Kopf Dgr.: Yun. kephale:baş
  66. (fr) Tête

temiz

  1. Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan, arı, pak
    Örnek: İçki yerine soğuk su, temiz ayran… var. F. R. Atay
  2. Özenle yapılmış.
  3. Çok az kullanılmış veya hiç kullanılmamış olan, özrü olmayan.
  4. Ahlakça lekesiz, necip, nezih
    Örnek: Biraz fazla saf olmakla beraber çok temiz ve nazik bir çocuk… R. N. Güntekin
  5. Kirli, lekeli, bulaşık olmayan bir biçimde.
  6. Kirli olmayan, pak.
  7. Ahlak yönünden temiz, nezih.
  8. Özenle yapılmış, güzel.
  9. (en) Kosher.
  10. (en) Clean.
  11. (en) Pure.
  12. (en) Clear.
  13. (en) Neat.
  14. (en) Fresh.
  15. (en) Chaste.
  16. (en) Clean-handed.
  17. (en) Fair.
  18. (en) Respectable.
  19. (en) Sanitary.
  20. (en) Spruce.
  21. (en) Tidy.
  22. (en) Unpolluted.
  23. (en) Unsoiled.
  24. (en) Unspotted.
  25. (en) Unstained.
  26. (en) White.
  27. (en) Cleanly.
  28. (en) Neatly.
  29. (en) Fairly.
  30. (en) Hygienic.
  31. (en) Shipshape.
  32. (en) Sleek.
  33. (en) Virtuous.
  34. (en) Good.
  35. (en) Decent.
  36. (en) Morally upright.
  37. (en) Blank.
  38. (en) Crisp.
  39. (en) Crystalline.
  40. (en) Neat work.
  41. (en) Pristine.
  42. (en) Sharp.
  43. (en) Stainless.

tidy  

  1. Üstü başı temiz
  2. Temiz giyimli
  3. Muntazam, düzenli, tertipli
  4. Dili
  5. Ivır zıvır kutusu, çöp sepeti, sandalye arkası örtüsü

yukarı

  1. Bir şeyin üst bölümü, fevk, aşağı karşıtı.
  2. Yetkili kimse.
  3. Benzerleri arasında üstte bulunan.
  4. Aşama, sınıf, makam bakımından ileride olan.
  5. Üst tarafa, üstteki kata, üste, yükseğe, yukarıya
    Örnek: Yukarı, kocasının odasına çıktı. M. Ş. Esendal
  6. 1) bir kimsenin adının dilden düşürülmediğini, onun pek gözde olduğunu anlatan bir söz: “Adı erken yaşta şaire çıkmıştı. Şair aşağı, şair yukarı.” -H. Taner. 2) bir hizmette çok kullanılan kişice, yakınma olarak kullanılan bir söz.
  7. (en) High.
  8. (en) Upward.
  9. (en) Above.
  10. (en) Upwards.
  11. (en) Aloft.
  12. (en) Upstairs.
  13. (en) Upper.
  14. (en) Upper part.
  15. (en) On high.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir