Home / Genel / üzerine toz ekmek

üzerine toz ekmek

üzerine toz ekmek ne demek? üzerine toz ekmek anlamı nedir? üzerine toz ekmek gibi soruların yanıtı ve üzerine toz ekmek ile ilgili türetilmiş kelimeler ve örnek kullanımları yer alır. Ayrıca ingilizce almanca gibi diller içindeki kullanımı örnekleri ile açıklanmıştır. üzerine toz ekmek ile ilgili yorumları inceleyebilir veya yorumlarınızı belirtebilirsiniz. üzerine toz ekmek kök yapıları, kelime kökeni, çeviriler ve daha fazla tanım.

üzerine toz ekmek

  1. (en) Powder

Türetilmiş Kelimeler (bis)

üzen, üzen kişi, üzen şey, üzengi, üzengi demiri, açık hava müzesi, akşamüzeri, ayağı üzengide, ayaküzeri, bayramüzeri

üzerine

  1. Üstüne.
  2. Hakkında.
  3. …-den dolayı.
  4. …-den sonra.
  5. (en) Over.
  6. (en) Above.
  7. (en) Onto.
  8. (en) Upon.
  9. (en) About.

toz

  1. Töz.
  2. Çok küçük ve hafif parçacıklara bölünmüş toprak
    Örnek: Bu talihsiz taşra kentinde, yolun iki yanındaki yeşilleri tozdan yitmiş ağaçlara bakmak insanı daha bir yalnız kalmışlık duygusu içinde bırakıyor. R. N. Güntekin
  3. Çok küçük parçacıklara bölünmüş olan herhangi bir madde
    Örnek: Bak gene bir tutam saçak tütün kalmadı. Bana yalnız tozları kalıyor. M. Ş. Esendal
  4. Bu durumda olan.
  5. Asalak öldürücü olarak kullanılan katı bitkisel yada madensel maddelerin öğütülmüşü. (Ya etkilerine ya da yapılarına göre adlandırılırlar: Böcektozu, kenetozu, solucantozu, pelintozu, eğreltitozu gibi.)
  6. Hayvansal, bitkisel ve madensel kökenli maddelerden elde edilen, organik ve inorganik yapılı, kuru ve birbiriyle bağlantısı olmayan ilaç biçimi, powder, pudra, pulvis.
  7. Genellikle tanelerin temizlenmeleri veya öğütülmeleri sırasında meydana gelen ince, pülverize durumdaki kuru parçacıklar.
  8. (en) Farina.
  9. (en) Powder.
  10. (en) Poudre.
  11. (en) Granulated.
  12. (en) Dust.
  13. (en) Dirt.
  14. (en) Heroin.
  15. (en) Snow.
  16. (en) Angel powder.
  17. (en) Powdered.
  18. (en) İn powder form.
  19. (al) Staub
  20. (fr) Poudre
  21. (la) Pulvis

ekmek

  1. Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılan yiyecek
    Örnek: Odayı, tatlı, sıcak bir kızarmış ekmek kokusu bürümüş. Y. Z. Ortaç
  2. İnsanı geçindirecek iş, kazanç
    Örnek: Biz iyi kötü tiyatroya bağlamışız ekmeğimizi. N. Cumalı
  3. Yemek, aş
    Örnek: Ekmeği bizde yiyelim mi? Allah ne verdiyse. T. Buğra
  4. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek
    Örnek: Çıplak bir alan, çevre okulları öğrencilerinin eliyle ektiği bin çam fidanı ile şenleniverdi. H. Taner
  5. Toprağı ekip biçmek için kullanmak
    Örnek: Ancak senede otuz dönüm ekebiliyor. M. Ş. Esendal
  6. Serpmek.
  7. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak.
  8. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak
    Örnek: Lale ile Günnur kendilerini ektiğim için müthiş içerlemişler. H. Taner
  9. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek.
  10. Yarışta geçmek.
  11. (en) Broadcast.
  12. (en) Bread and butter.
  13. (en) Bread.
  14. (en) Plant.
  15. (en) Crop.
  16. (en) İnseminate.
  17. (en) Set out.
  18. (en) Sprinkle.
  19. (en) Tame.
  20. (en) To sow.
  21. (en) To plant.
  22. (en) To spread.
  23. (en) To sprinkle.
  24. (en) To give sb the slip.
  25. (en) To drop.
  26. (en) To ditch.
  27. (en) To stand sb up.
  28. (en) Food.
  29. (en) Subsistence.
  30. (en) Livelihood.
  31. (en) To cultivate.
  32. (en) To get rid of sb.
  33. (en) To escape from.
  34. (en) To throw around.
  35. (en) Farm.
  36. (en) İmplant.
  37. (en) Staple products.
  38. (en) Total.

powder  

  1. Toz.
  2. Toz, pudra
  3. Barut
  4. Üzerine toz ekmek
  5. Dövüp toz haline getirmek
  6. Toz haline gelmek
  7. Pudra kullanmak
  8. Eski (atı) hızla koşturmak
  9. Toz haline getirmek, toz serpmek, pudralamak

üstüne

  1. İlişkin, üzerine, dair
    Örnek: Arkadaşım aşk ve evlilik üstüne konuşulacak şeyler bulmuştu. S. F. Abasıyanık
  2. Hesabına
    Örnek: Kahveci içilen kahveleri Esat Ağanın üstüne yazıyor. M. Ş. Esendal
  3. …-e göre, uygun olarak
  4. …-den sonra
    Örnek: Ben rakının üstüne şarap içmem diyecek oldu. H. Taner
  5. Kendinden önce gelen sözün ikileme biçiminde anlamını pekiştirmek ve sıklığını ifade etmek için kullanılan bir söz
    Örnek: Memleketten mektup mektup üstüne para istemiyorlardı o sıralarda… S. F. Abasıyanık
  6. (en) Atop of.
  7. (en) Onto.
  8. (en) Nothing like.
  9. (en) Atop.
  10. (en) Upon.
  11. (en) Over.
  12. (en) About.
  13. (en) Above.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir