Home / Genel / yasak yere giren kimse

yasak yere giren kimse

yasak yere giren kimse ne demek? yasak yere giren kimse anlamı nedir? yasak yere giren kimse gibi soruların yanıtı ve yasak yere giren kimse ile ilgili türetilmiş kelimeler ve örnek kullanımları yer alır. Ayrıca ingilizce almanca gibi diller içindeki kullanımı örnekleri ile açıklanmıştır. yasak yere giren kimse ile ilgili yorumları inceleyebilir veya yorumlarınızı belirtebilirsiniz. yasak yere giren kimse kök yapıları, kelime kökeni, çeviriler ve daha fazla tanım.

yasak yere giren kimse

  1. (en) Poacher

Türetilmiş Kelimeler (bis)

yasa, yasa boşluğu, yasa çıkarmak, yasa değişikliği, yasa dışı, açık piyasa, ahlak yasası, anayasa, anayasacı

yasak

  1. Bir işin yapılmasına karşı olan yasal veya yasa dışı engel, memnuiyet.
  2. Yapılmaması istenmiş olan, memnu
    Örnek: Bizim çocukluğumuzun şiirlerinde neşe yasak denecek kadar ayıptı. F. R. Atay
  3. (en) Under a ban.
  4. (en) Forbidden.
  5. (en) İllicit.
  6. (en) İmpermissible.
  7. (en) Proscriptive.
  8. (en) Restricted.
  9. (en) Taboo.
  10. (en) Don’t.
  11. (en) İnterdict.
  12. (en) Prohibition.
  13. (en) Restriction.
  14. (en) Tabu.
  15. (en) Prohibited.
  16. (en) İnhibition.
  17. (en) İnterdiction.
  18. (en) No go.
  19. (en) Ultra vires.

yere

  1. (en) Whence

giren

  1. Hafif bulutlu, sisli hava.
  2. (en) İncoming.

kimse

  1. Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi, şahıs, nefer
    Örnek: Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum. N. Cumalı
  2. Olumsuz cümlelerde kişi
  3. (en) Person.
  4. (en) Soul.
  5. (en) Thing.
  6. (en) Wallah.
  7. (en) Wight.
  8. (en) Somebody.
  9. (en) Anybody.
  10. (en) Anyone.
  11. (en) Someone.
  12. (en) No one.
  13. (en) Nobody.
  14. (en) No man.
  15. (en) Party.
  16. (en) People.
  17. (en) Sort.
  18. (en) Anybody anyone.
  19. (en) İndividual.

poacher  

  1. Yasak bölgede avlanan kimse
  2. Yasak yere giren kimse .
  3. Kaçak avcı, yasak bölgeye giren kimse, çılbır tavası

karşı

  1. Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi, yamaç
    Örnek: Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor. H. E. Adıvar
  2. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı
  3. Ön, kat, huzur
  4. Bulunan yere göre önde, ileride olan.
  5. Karşıt, zıt, muhalif.
  6. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.
  7. Karşılık olarak, mukabil
  8. İçin, hakkında
  9. (en) Counter.
  10. (en) Contrary.
  11. (en) Opposed.
  12. (en) Adverse.
  13. (en) Averse.
  14. (en) İn the direction of.
  15. (en) İn return for.
  16. (en) İn response to.
  17. (en) The place opposite.
  18. (en) Anti.
  19. (en) Discordant.
  20. (en) Opponent.
  21. (en) Opposing.
  22. (en) Opposite.
  23. (en) Repugnant.
  24. (en) Gainst.
  25. (en) Against.
  26. (en) Facing.
  27. (en) Before.
  28. (en) Con-.
  29. (en) Anti-.
  30. (en) Contra.
  31. (en) Versus.
  32. (en) Towards.
  33. (en) Toward.
  34. (en) Athwart.
  35. (en) Contrary to.
  36. (en) As a cure for.
  37. (en) As a countermeasure to.
  38. (en) Antagonistic.
  39. (en) Derogative.
  40. (en) Derog.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir