Home / Genel / yedekte çekme veya çekilme

yedekte çekme veya çekilme

yedekte çekme veya çekilme ne demek? yedekte çekme veya çekilme anlamı nedir? yedekte çekme veya çekilme gibi soruların yanıtı ve yedekte çekme veya çekilme ile ilgili türetilmiş kelimeler ve örnek kullanımları yer alır. Ayrıca ingilizce almanca gibi diller içindeki kullanımı örnekleri ile açıklanmıştır. yedekte çekme veya çekilme ile ilgili yorumları inceleyebilir veya yorumlarınızı belirtebilirsiniz. yedekte çekme veya çekilme kök yapıları, kelime kökeni, çeviriler ve daha fazla tanım.

yedekte çekme veya çekilme

  1. (en) Tow

Türetilmiş Kelimeler (bis)

yedecek, yedeğe almak, yedek, yedek a, yedek akça, muayede, müzayede, yedek akçe, yedek besinler, yedek lastik

yedekte

  1. Yedek olarak.
  2. (en) On ice.

çekme

  1. Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak.
  2. Parmak veya mızrapla çalınan çalgı.
  3. Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi.
  4. İş yaparken giyilen bir tür şalvar.
  5. Çekilerek giyilen veya kullanılan
    Örnek: Erkekleri yandan lastikli çekme fotinden başkasını bilmiyorlardı. R. H. Karay
  6. Düzgün biçimli.
  7. Çekmek işi
  8. Çekmece
  9. Kolun yada öteki vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendine yaklaştırması.
  10. Bk. acı çekme
  11. Bk. çevirim
  12. Ağacın bünyesindeki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi.
  13. Bk. çekme
  14. Çözünen bir maddenin çözünmeyen bir maddeden bir çözücü yardımıyla alınması.
  15. Doğuma yardım sırasında yavrunun doğum kanalında ilerlemesini kolaylaştırmak ve hızlandırmak amacıyla yavrunun bacak ve baş gibi kısımlarına uygulanan çekme, asılma işlemi, traksiyon.
  16. (en) Pulling.
  17. (en) Throwback.
  18. (en) Towage.
  19. (en) Lixiviation; leaching.
  20. (en) Pull-off.
  21. (en) Pull-out.
  22. (en) Shrinking.
  23. (en) Towaway.
  24. (en) Towing.
  25. (en) Pull.
  26. (en) Drawing.
  27. (en) Draw.
  28. (en) Withdrawal.
  29. (en) Draft.
  30. (en) Draught.
  31. (en) Allure.
  32. (en) Allurement.
  33. (en) Extraction.
  34. (en) Shrinkage.
  35. (en) Bearing.
  36. (en) Haul.
  37. (en) Haulage.
  38. (en) Hitch.
  39. (en) Hoist.
  40. (en) Pluck.
  41. (en) Soak.
  42. (en) Traction.
  43. (en) Drag.
  44. (en) Endurance.
  45. (en) Wrench.
  46. (en) Drawer.
  47. (en) Till.
  48. (en) Hauling.
  49. (en) Sending.
  50. (en) Photographing.
  51. (en) Absorbtion.
  52. (en) Tension.
  53. (en) Adhesion.
  54. (en) Extrusion.
  55. (en) Rolling.
  56. (en) Solid drawn.
  57. (en) Sucking.
  58. (en) Attraction.
  59. (en) İnduced.
  60. (en) Throttling.
  61. (en) Aspiration.
  62. (en) Bleeding.
  63. (al) Schwinden des Holzes
  64. (fr) Traction
  65. (fr) Lixiviation; lessivage

acı çekme

  1. Üzüntü ya da büyük bunalım duygusu içinde olma.
  2. (en) Agony.

veya

  1. Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, ya da, yahut
  2. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz.

çekilme

  1. Bir görevden, bir işten kendi isteği ile ayrılma, istifa
    Örnek: Hesaplarını altüst etmiş, onu elli beş yaşında devlet memuriyetinden çekilmeye mecbur bırakmıştı. R. N. Güntekin
  2. Savaşta, bir ordunun veya bir birliğin düşmandan ayrılmak için yaptığı davranış, ricat
    Örnek: Neticede işgal kuvvetleri, buralardan çekilmeye mecbur edildiler. Atatürk
  3. Yerin yükselmesiyle bu yeri örten deniz sularının gerilemesi, basma karşıtı.
  4. Bir boksörün veya güreşçinin herhangi bir sebeple karşılaşmayı bırakması.
  5. Çekilmek işi
  6. Gelgitte kabarma olayının karşıtı, bkz. kabarma,çekilme akıntısı.
  7. (en) Pullout.
  8. (en) Ebb.
  9. (en) Pull off.
  10. (en) Resignation.
  11. (en) Retreat.
  12. (en) Traction.
  13. (en) Withdrawal.
  14. (en) Regression.
  15. (en) Contraction.
  16. (en) Withdrawing.
  17. (en) Resignation (from a job.
  18. (en) Pull.
  19. (en) Draw.
  20. (en) Shrinkage.
  21. (en) Tension.
  22. (en) Tensile.
  23. (en) Recession.
  24. (en) Recess.
  25. (en) Ebb tide.
  26. (en) Surrender.
  27. (en) Retiring.
  28. (fr) Marée descendante

tow  

  1. Kıtık.
  2. Yedeğe alıp çekmek
  3. Çekmek
  4. Yedekte çekme veya çekilme
  5. Yedekte çekilen duba
  6. Çekme halatı
  7. Çekmek, çekici ile çekmek, yedekte çekmek, yanında gezdirmek

yedek

  1. Bir şeyin gereğinde kullanılmak için elde bulundurulan eşi, benzeri, asıl karşıtı.
  2. Yularından çekilerek götürülen boş binek hayvanı.
  3. Hayvanı yedeğe alan ip, yular.
  4. Redif.
  5. Gereğinde kullanılmak için fazladan bulundurulan, ayrılmış olan.
  6. Bk. bekleme
  7. (en) Reserved.
  8. (en) Standby.
  9. (en) Halter.
  10. (en) Back up.
  11. (en) Backing up.
  12. (en) Odd hand.
  13. (en) Odd man.
  14. (en) Auxiliary.
  15. (en) Backup.
  16. (en) Donkey.
  17. (en) Duplicate.
  18. (en) Jury.
  19. (en) Pilot.
  20. (en) Spare.
  21. (en) Stand-by.
  22. (en) Substitute.
  23. (en) Refill.
  24. (en) Replacement.
  25. (en) Reserve.
  26. (en) Towrope.
  27. (en) Led animal.
  28. (en) Extra.
  29. (en) Emergency.
  30. (en) Spare part.
  31. (en) Shot in the locker.
  32. (en) Stop gap.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir