Home / Genel / zorla suya batırmak

zorla suya batırmak

zorla suya batırmak ne demek? zorla suya batırmak anlamı nedir? zorla suya batırmak gibi soruların yanıtı ve zorla suya batırmak ile ilgili türetilmiş kelimeler ve örnek kullanımları yer alır. Ayrıca ingilizce almanca gibi diller içindeki kullanımı örnekleri ile açıklanmıştır. zorla suya batırmak ile ilgili yorumları inceleyebilir veya yorumlarınızı belirtebilirsiniz. zorla suya batırmak kök yapıları, kelime kökeni, çeviriler ve daha fazla tanım.

zorla suya batırmak

  1. (en) Plunge

Türetilmiş Kelimeler (bis)

zorla, zorla açan kimse, zorla alacağını istemek, zorla alan kimse, zorla alarak, dinozorlar, dinozorlaşma, dinozorlaşmak, geçim zorluğu, zorla

zorla

  1. Zor kullanarak, cebren, zecren, metazori
    Örnek: Ona da bu hakikati zorla kabul ettirecekti. Ö. Seyfettin
  2. İstemeyerek, isteksiz olarak, zoraki
    Örnek: Adama beş lira verdik, zorla başımızdan savdık. B. Felek
  3. (en) At the point of the bayonet.
  4. (en) Constrainedly.
  5. (en) By force.
  6. (en) Forcibly.
  7. (en) Hard.
  8. (en) Hardly.
  9. (en) Only just.
  10. (en) Perforce.
  11. (en) By violence.
  12. (en) Under compulsion.
  13. (en) Bulldoze.
  14. (en) Under coercion.
  15. (en) By the head and heels.

batırmak

  1. Bir şeyin sıvı veya yumuşak bir maddenin içine gömülmesine yol açmak, batmasını sağlamak
    Örnek: Yumuşak lifi alarak kurnaya batırdı. C. Uçuk
  2. Bir işte sermayeyi yitirmek.
  3. Bir kimseyi çekiştirip iyice kötülemek
    Örnek: Böyle tükürük saçtığına bakılırsa ya politikadan konuşuyor ya birini batırıyordu. H. Taner
  4. Kirletmek.
  5. Mahvetmek
    Örnek: Ne saklayayım gaflet ettiğimi / Elimle batırmışım gençliğimi. C. S. Tarancı
  6. (en) Sink.
  7. (en) Submerge.
  8. (en) To sink.
  9. (en) To founder.
  10. (en) To submerge.
  11. (en) To dip.
  12. (en) To dunk.
  13. (en) To immerse.
  14. (en) To stick.
  15. (en) To thrust.
  16. (en) To dig sth into.
  17. (en) To plung into.
  18. (en) To scupper.
  19. (en) To scuttle.
  20. (en) To disparage.
  21. (en) To dirty.
  22. (en) To ruin.
  23. (en) To spoil.
  24. (en) To bankrupt iflas ettirmek.
  25. (en) To plunge.
  26. (en) To soil.
  27. (en) To prick.
  28. (en) To stick into.
  29. (en) To lose.
  30. (en) To run down.
  31. (en) To defame.
  32. (en) To cause the ruin of.
  33. (en) Decry.
  34. (en) Founder.
  35. (en) Ruin.
  36. (en) Steep.

plunge  

  1. Suya daldırmak
  2. Zorla suya batırmak
  3. Saplamak, sokmak
  4. Dalmak, içine atılmak
  5. İleriye atılmak
  6. Dili büyük para koyarak kumar oynamak
  7. Dalış, suya atılış
  8. Yüzüş
  9. Dalma havuzu
  10. Dili tehlikeli teşebbüs, büyük kumar
  11. Kendini verme, atılma
  12. Daldırmak, batırmak, saplamak, dalmak, atılmak, batmak, düşmek, darmadağın edilmek, altüst edilmek, büyük oynamak (kumar)

zor

  1. Sıkıntı, güçlük, rahatsızlık
    Örnek: Onun için hiçbir zorum, sıkıntım yokmuş gibi, ara sıra denize taşlarımı atmakta devam ederek hızlı hızlı yürüdüm. R. N. Güntekin
  2. Yüküm, mecburiyet
    Örnek: Artık kızının evinde kalışının zordan olduğunu biliyordu. N. Cumalı
  3. Baskı
    Örnek: Hocaların zoru ile çıkarılmış olan bu kanun yürümedi. M. Ş. Esendal
  4. Sıkıntı veya güçlükle yapılan, kolay karşıtı
    Örnek: Sabır güzel, faydalı; fakat zor şeydir. B. Felek
  5. Güçlükle, zorla
    Örnek: El ele vermiş polisler kaldırımlardan taşan halk kütlesini zor zapt ediyorlardı. H. Taner
  6. “Yapamazsın” anlamında kullanılan bir söz.
  7. (en) Complicated.
  8. (en) Compulsion.
  9. (en) Thorny.
  10. (en) Ticklish.
  11. (en) Tough.
  12. (en) Obligation.
  13. (en) Necessity.
  14. (en) Trouble.
  15. (en) Difficulty.
  16. (en) Worry.
  17. (en) Problem.
  18. (en) Austere.
  19. (en) Arduous.
  20. (en) Baffling.
  21. (en) Crucial.
  22. (en) Cruel.
  23. (en) Difficult.
  24. (en) Exacting.
  25. (en) Formidable.
  26. (en) Hairy.
  27. (en) Hard.
  28. (en) İnconvenient.
  29. (en) Knotty.
  30. (en) Mean.
  31. (en) Rough.
  32. (en) Sticky.
  33. (en) Stiff.
  34. (en) Tight.
  35. (en) Trickish.
  36. (en) Uneasy.
  37. (en) Constraint.
  38. (en) Force.
  39. (en) Main.
  40. (en) Might.
  41. (en) Strain.
  42. (en) Trick.
  43. (en) Troublesome.
  44. (en) Dodgy.
  45. (en) Heavy.
  46. (en) İmpetus.
  47. (en) İnvolute.
  48. (en) Parlous.
  49. (en) Stress.
  50. (en) Stronghand.
  51. (en) Tight / adj adv / sıkı , gergin ; su geçirmeye.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir